Selam arkadaşlar 👋



Son 50 yılda asgari ücretin dolar karşılığında nasıl bir değişim gösterdiğini hiç merak ettiniz mi? Ekonomik krizler, enflasyon dalgaları ve kur hareketleri, asgari ücretin alım gücünü önemli ölçüde etkiledi. Peki, geçmişten ders alarak geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemek mümkün mü? Eurobond gibi döviz bazlı sabit getirili yatırımlarla düzenli bir pasif gelir oluşturmak, asgari ücret seviyesinde bir finansal güvence sağlayabilir mi? Bu yazıda asgari ücretin 50 yıllık dolar serüvenini analiz ederken, Eurobond yatırımlarıyla sürdürülebilir bir gelir modelinin gerçekçiliğini değerlendiriyoruz.

1969’dan Günümüze Asgari Ücretin Dolar Serüveni


Aşağıdaki tablolarda, 1969 yılından itibaren her 10-11 yıllık periyotta asgari ücretin nominal dolar karşılığı ile günümüzdeki enflasyona göre düzeltilmiş değeri yer alıyor. Bu sayede, dönemsel krizler, enflasyon ve döviz hareketlerinin alım gücü üzerindeki etkisini daha net bir şekilde görebileceğiz.

1969-1979 arası;


Bu yıllar arasında ortalama asgari ücret değerinin 88,63 $, günümüzde $ enflasyonuna göre düzeltilmiş değeri ise 546,68 $ olduğu görülmektedir. 

1980-1989 arası;


Bu yıllar arasında ortalama asgari ücret değerinin 82,12 $, günümüzde $ enflasyonuna göre düzeltilmiş değeri ise 257,97 $ olduğu görülmektedir. 

1990-1999 arası;

Bu yıllar arasında ortalama asgari ücret değerinin 175,54 $, günümüzde $ enflasyonuna göre düzeltilmiş değeri ise 381,16 $ olduğu görülmektedir. 

2000-2009 arası;

Bu yıllar arasında ortalama asgari ücret değerinin 305,24 $, günümüzde $ enflasyonuna göre düzeltilmiş değeri ise 497,89 $ olduğu görülmektedir. 


2010-2019 arası;

Bu yıllar arasında ortalama asgari ücret değerinin 453,97 $, günümüzde $ enflasyonuna göre düzeltilmiş değeri ise 618,43 $ olduğu görülmektedir. 

2020-2025 arası;

Bu yıllar arasında ortalama asgari ücret değerinin 423,83 $, günümüzde $ enflasyonuna göre düzeltilmiş değeri ise 463,63 $ olduğu görülmektedir. 

Tabloya baktığımızda, yıllar içinde asgari ücretin nominal olarak artsa da reel anlamda bazen değer kaybettiğini bazen de arttığını gözlemleyebiliriz. ABD dolarının kendi enflasyonu nedeniyle eski yıllardaki dolar değerleri günümüze uyarlandığında, bazı dönemlerde asgari ücretin aslında ne kadar düşük veya yüksek olduğu çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor.

Eurobondlarla Asgari Ücret Seviyesinde Pasif Gelir Mümkün mü?

Bir senaryo oluşturalım ve bu senaryoda, %7 yıllık kupon ödemesi yapan Eurobond’lara başlangıçta toplu bir yatırım yaparak her yıl asgari ücretin yarısını kupon gelirlerinden sağlamayı hedefleyelim. Ancak, burada kritik bir strateji devreye giriyor: Tüm getiriyi harcamak yerine yalnızca %55’ini harcayıp, kalan %45 ile yeni Eurobond alımları yaparak gelirimizin enflasyona yenilmesini engellemek.

Neden Bu Strateji?

📈 Pasif gelirin alım gücünü korumak: Asgari ücretin enflasyonla birlikte artması gibi, pasif gelirin de aynı hızda büyümesi gerekir.

🔄 Sürekli yatırım ile sermayeyi büyütmek: Gelirimizin bir kısmını yeniden yatırıma yönlendirerek, her yıl artan bir kupon geliri sağlamak mümkün olur.

🛡 Finansal bağımsızlığı sağlam temellere oturtmak: Bu yöntemle yatırımcı, zamana karşı dayanıklı, enflasyona karşı dirençli ve büyüyen bir gelir modeline sahip olur.


Şimdi 70'li yıllarda olduğumuzu varsayalım ve her biri 100$ olan %7 verimli Eurobond'lardan  toplam 150 adet aldığımızı düşünelim.


Her gelen kupon ödemesinin sadece %55'ini harcadığımızı ve kalan %45'lik kısmıyla yeniden Eurobond alımına devam ettiğimizi varsayalım. Bu durumda günümüzde ulaşacağımız toplam eurobond sayısı 834 ve senelik alacağımız kupon gelirleri 5838$ olurdu yani yaklaşık 2020'li yılların ortalama asgari ücret değeriyle neredeyse aynı. Peki ara yıllarda durum ne olmuş hemen ona bakalım;

1969-1979 arası;
Örneğin ilk 10 yıl ortalama 1200 $ senelik kupon geliri elde etmişiz yani aylık 100 $. Bu 1970'li yılların ortalama 88$lık asgari ücretinden daha fazla bir değer. 

1980-1989 arası;
Örneğin ikinci 10 yıl ortalama yaklaşık 1665 $ senelik kupon geliri elde etmişiz yani aylık 138 $. Bu 1980'li yılların ortalama 82$lık asgari ücretinden yine daha fazla bir değer. 

1990-1999 arası;
Örneğin üçüncü 10 yıl ortalama yaklaşık 2278 $ senelik kupon geliri elde etmişiz yani aylık 190 $. Bu 1990'lı yılların ortalama 175$lık asgari ücretinden yine daha fazla bir değer. 

2000-2009 arası;
Örneğin dördüncü 10 yıl ortalama yaklaşık 3116 $ senelik kupon geliri elde etmişiz yani aylık 260 $. Bu 2000'li yılların ortalama 305$lık asgari ücretinden biraz daha az bir değer. 

2010-2019 arası;
Örneğin beşinci 10 yıl ortalama yaklaşık 4257 $ senelik kupon geliri elde etmişiz yani aylık 354 $. Bu 2010'lu yılların ortalama 453$lık asgari ücretinden biraz daha az bir değer. 

2020-2025 arası;
Örneğin son yıllarda ise ortalama yaklaşık 5331 $ senelik kupon geliri elde etmişiz yani aylık 444 $. Bu 2020'li yılların ortalama 423$lık asgari ücretiyle neredeyse aynı bir değer. 



Sonuç: Eurobond Yatırımı, Enflasyon ve Asgari Ücret Değişimleri

Her yıl elde edilen kupon ödemelerinin yalnızca %55’ini kullanıp, kalan %45’ini yeniden Eurobond alımına yönlendirme kararımız, daha önce oluşturduğumuz “Eurobond Güvenli Geri Ekleme Oran Tablosu”na dayanıyordu. Tabloyu incelediğimizde, %7’lik kupon oranında 30 ila 50 yıl boyunca ortalama güvenli geri ekleme oranının %45 civarında olduğunu görüyoruz. Bu nedenle, yatırımı sürdürülebilir ve enflasyona karşı dirençli kılmak için bu stratejiyi uyguladık. Ancak, hesaplamalar gösteriyor ki bazı dönemlerde Eurobond kupon gelirleri asgari ücretin gerisinde kalmıştır. Bunun önüne geçmek için tabloda görülen 50 ve 100 yıllık ortalama oranların (yaklaşık %50-55) kullanılması, pasif gelirin enflasyona daha dirençli hale gelmesini sağlayabilir. 

Oluşturulan Eurobond Güvenli Geri Ekleme Oranı Tablosu, ABD dolarındaki enflasyon dikkate alınarak oluşturulmuştur. Ancak ülkemizde ki asgari ücret miktarları, son 50 yıl için konuşacak olursak, her ne kadar dolar enflasyonuna paralel gitse de onun bir miktar gerisinde kaldığını söylemek mümkün gibi. Yani tabloda belirtilen oranlar dahilinde geri alımlar yapıldığında, Eurobond kupon ödemelerinin enflasyon karşısında değerini koruyabileceğini – en azından son 50 yıl değerlendirildiğinde – söylemek mümkündür. Bu çalışma, sadece örnek bir hesaplamadır ve temel amacı ABD dolarındaki enflasyon ile Türkiye’deki dolar enflasyonunun paralellik gösterip göstermediğini ve Eurobond yatırımlarının asgari ücretteki fiyat değişimlerine karşı bizi koruyup koruyamayacağını analiz etmektir. 

Görüldüğü üzere, Eurobond gelirlerinin bir kısmı harcanıp, kalan kısmı devamlı olarak yeniden alıma yönlendirildiğinde, uzun yıllar boyunca enflasyonla paralel giden sabit bir getiri sağlanabilmektedir. Ancak unutulmaması gereken nokta bu hesaplamaların yatırım tavsiyesi olmadığı, yalnızca kişisel değerlendirmelerden ibaret olduğudur. Finansal kararlarınızı vermeden önce uzman bir yatırım danışmanına danışmanız önemlidir.

Yeniden görüşmek dileğiyle !


“Birikim, geleceğin sessiz bekçisidir; lüks ise anın doyumsuz hırsızı.”




Herkese yeniden merhabalar! 😊



Bugün benim de aklıma takılan bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Sonuçta, Amerika'da yaşanan enflasyon sadece onları değil, tüm dünyayı etkiliyor. Hele ki Eurobond gibi dolar bazlı yatırımlar yapan bizler için bu konu her yıl büyük bir merak konusu oluyor.

Enflasyon, ekonomi dünyasının en çok tartışılan konularından biri. Özellikle ABD’de enflasyon oranları açıklandığında, bazıları bu rakamların gerçeği tam olarak yansıtmadığını, hatta kasıtlı olarak düşük gösterildiğini düşünüyor. Peki, bu iddialar ne kadar doğru? Amerika'da enflasyon gerçekten doğru hesaplanıyor mu, yoksa bu sadece bir şehir efsanesi mi? 🤔


Bu soruların cevabını birlikte keşfetmeye ne dersiniz? Hadi gelin, detaylara birlikte bakalım! 🚀📊

Enflasyon Nasıl Hesaplanıyor?


Enflasyon, bir ekonomideki fiyat seviyelerinin zaman içinde nasıl değiştiğini gösteren bir ölçümdür. Amerika'da enflasyon hesaplamaları temel olarak Tüketici Fiyat Endeksi (CPI - Consumer Price Index) üzerinden yapılır. ABD Çalışma Bakanlığı'na bağlı İşçi İstatistikleri Bürosu (BLS - Bureau of Labor Statistics) her ay enflasyon oranlarını açıklarken şu yöntemleri kullanır:

  1. Sepet İçeriği: Enflasyonu ölçmek için belirli bir tüketim sepeti oluşturulur. Bu sepet içinde gıda, barınma, sağlık hizmetleri, ulaşım, eğlence ve teknoloji gibi birçok kalem yer alır.
  2. Ağırlıklandırma: Her ürünün hane halkı harcamalarındaki payına göre ağırlıklandırılması yapılır.
  3. Hedonik Ayarlamalar: Teknolojik gelişmeler ve ürün kalitesindeki değişiklikler hesaba katılarak fiyatlardaki artışın bir kısmı enflasyon hesaplamasında dikkate alınmaz.
  4. Sahte İkame (Substitution Bias): Eğer tüketiciler pahalılaşan bir üründen daha ucuz bir ürüne geçiş yaparsa, bu da enflasyon hesaplamalarına yansıtılır.
  5. Sahte Kira (Owners' Equivalent Rent - OER): Ev sahiplerinin ödemediği kiranın teorik bir değeri hesaplanarak enflasyona dahil edilir.

Bu hesaplama yöntemi eleştirilere açık olsa da, enflasyon rakamlarının makroekonomik analizlerde önemli bir araç olduğu bir gerçek.

iPhone Modelleri ve Enflasyon Değerlendirmesi

Enflasyonun fiyatlar üzerindeki etkisini anlamanın en somut yollarından biri, yıllar içindeki bir ürünün fiyat değişimini incelemektir. Apple’ın 2007 yılından itibaren her yıl çıkardığı iPhone modellerinin lansman fiyatlarını ve günümüze uyarlanmış fiyatlarını inceledik.

Sözleşmeli ve Sözleşmesiz Fiyatlar

İlk iPhone modelleri genellikle operatör sözleşmeleri ile satıldığı için lansman fiyatları düşük görünmektedir. Ancak, gerçek fiyatlarını görmek için sözleşmesiz fiyatları baz almak gerekmektedir. Örneğin, 2008 yılında 199 dolar olarak açıklanan iPhone 3G fiyatı aslında operatör sözleşmesi ile indirimli satılmıştır. Gerçek sözleşmesiz fiyatı ise çok daha yüksektir. Bu çalışmada o modeller için sözleşmesiz satış fiyatları baz alınacaktır. Ayrıca günümüzde Apple doğrudan satış yaptığı için fiyatlar artık sözleşmesiz bazda görülmektedir.

2007 – iPhone (1. Nesil)

Apple’ın piyasaya sürdüğü ilk iPhone modeli 499 dolardan satışa sunuldu. Günümüz enflasyon oranlarına göre uyarladığımızda, bu modelin bugünkü fiyatı 758.82 dolar seviyesinde olurdu.



2008 – iPhone 3G

iPhone 3G, 599 dolarlık lansman fiyatıyla satışa çıktı. Enflasyona göre günümüzde 877.21 dolar seviyesinde olması gerekirdi.



2009 – iPhone 3GS

iPhone 3GS, selefiyle aynı 599 dolarlık fiyatla piyasaya sürüldü. Günümüz değeri 880.34 dolar olarak hesaplanıyor.



2010 – iPhone 4

iPhone 4, 599 dolarlık lansman fiyatına sahipti. Enflasyona uyarlanmış bugünkü fiyatı 866.13 dolar olarak karşımıza çıkıyor.



2011 – iPhone 4S

Apple, iPhone 4S modelini 649 dolara satışa sundu. Bugüne uyarlanmış fiyatı 909.71 dolar seviyesinde.



2012 – iPhone 5

iPhone 5 de 649 dolarlık fiyat etiketiyle piyasaya çıktı. Bugünkü karşılığı 891.27 dolar olarak hesaplanıyor.



2013 – iPhone 5S

Apple, iPhone 5S modelini yine 649 dolara sundu. Günümüz enflasyon oranlarına göre uyarlanan fiyatı 878.40 dolar olarak hesaplandı.



2014 – iPhone 6

iPhone 6 modeli 649 dolarlık lansman fiyatına sahipti. Enflasyona göre bugünkü fiyatı 864.38 dolar olurdu.



2015 – iPhone 6S

iPhone 6S, aynı fiyatla 649 dolardan satışa sunuldu. Enflasyona göre günümüzde 863.36 dolar seviyesine denk geliyor.



2016 – iPhone 7

iPhone 7, 649 dolarlık lansman fiyatıyla piyasaya sürüldü. Enflasyona göre bugünkü fiyatı 852.60 dolar olarak hesaplanıyor.



2017 – iPhone 8

iPhone 8 modeli 699 dolarlık fiyat etiketiyle satışa çıktı. Enflasyon oranına göre günümüzde 899.13 dolar seviyesine denk geliyor.



2018 – iPhone XR

Apple, iPhone XR modelini 749 dolara sundu. Günümüz değeri 940.48 dolar olarak hesaplanıyor.



2019 – iPhone 11

iPhone 11 modeli 699 dolar fiyatla piyasaya sürüldü. Enflasyona göre bugünkü değeri 862.07 dolar olarak hesaplandı.



2020 – iPhone 12

Apple, iPhone 12 modelini 799 dolara tanıttı. Enflasyona göre bugünkü değeri 973.40 dolar seviyesinde.



2021 – iPhone 13

iPhone 13 modeli 799 dolar fiyatla piyasaya sürüldü. Bugüne uyarlanmış fiyatı 929.72 dolar olarak hesaplanıyor.



2022 – iPhone 14

iPhone 14 modeli 799 dolarlık fiyat etiketiyle piyasaya sürüldü. Enflasyona göre bugünkü fiyatı 860.83 dolar seviyesinde.



2023 – iPhone 15

Apple, iPhone 15 modelini 799 dolara sundu. Bugünkü karşılığı 826.79 dolar olarak hesaplanıyor.



2024 – iPhone 16

En son model olan iPhone 16, 799 dolarlık fiyat etiketiyle satışa çıktı. Bu model için enflasyon uyarlaması gerekmiyor.



Tablo: iPhone Lansman Fiyatları ve Enflasyona Göre Uyarlanmış Fiyatlar

Yıl        iPhone Modeli      Lansman Fiyatı ($)       Enflasyona Göre   2024 Fiyatı ($)
2024 iPhone 16 799 799
2023 iPhone 15 799 826.79
2022 iPhone 14 799 860.83
2021 iPhone 13 799 929.72
2020 iPhone 12 799 973.40
2019 iPhone 11 699 862.07
2018 iPhone XR 749 940.48
2017 iPhone 8 699 899.13
2016 iPhone 7 649 852.60
2015 iPhone 6S 649 863.36
2014 iPhone 6 649 864.38
2013 iPhone 5S 649 878.40
2012 iPhone 5 649 891.27
2011 iPhone 4S 649 909.71
2010 iPhone 4 599 866.13
2009 iPhone 3GS 599 880.34
2008 iPhone 3G 599 877.21
2007 iPhone 1. Nesil 499 758.82

Sonuç

Tabloya baktığımızda, ilk çıkan iPhone’un günümüze uyarlanmış fiyatı 758.82 dolar iken, Apple en son modelini 799 dolar fiyatla piyasaya sürüyor. Yıllar içinde eklenen özellikler, gelişmiş donanım ve üretim maliyetlerine rağmen iPhone fiyatlarının büyük ölçüde enflasyona paralel bir şekilde arttığını söylemek mümkün.


Bu tablo, Apple’ın fiyat politikasının enflasyona bağlı olarak istikrarlı bir şekilde ilerlediğini gösteriyor. Üstelik eklenen donanımlar ve gelişmiş teknolojilere rağmen fiyat artışı, sadece enflasyonun etkisi kadar gerçekleşmiş.


Sonuç olarak, enflasyon verilerini değerlendirirken hem resmi hesaplamaları hem de alternatif görüşleri göz önünde bulundurmak faydalı olacaktır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Enflasyon hesaplamaları size gerçekçi geliyor mu? Yorumlarda görüşlerinizi paylaşabilirsiniz!


Yeniden görüşmek dileğiyle !


Not-I: $ enflasyonu hesaplama aracı için tıklayabilirsiniz.


Not-II: Yazdıklarım tamamen kendine nottur. Hiçbir tavsiye içermemektedir...

 **Herkese merhabalar! 🌼**  




Yeni yılın ilk ayını bitirdiğimize inanamıyorum! Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Bu siteyi ilk açtığımda, sadece "deneyeyim, belki birkaç kişi okur" diye düşünmüştüm.  Ama şimdi geriye dönüp baktığımda, adeta bir **deniz kabuğunun içindeki sesi** dinler gibi hissediyorum: O ilk heyecanlar, tereddütler ve küçük adımlar… Şimdi hepsi birikip, bugünkü sesimi oluşturmuş. 


Marcus Aurelius'un dediği gibi: *"Geçmiş artık rüya, gelecek ise bir hayal. Gerçek olan sadece şimdidir."* İşte bu yüzden, *"En doğru an ne zaman?"* diye düşünmek yerine, **bugünün sesini** dinliyorum. Peki bu ses bize neler anlatıyor? Gelin, bu ayki portföyümde neler olmuş birlikte bakalım🙂  



Geçen ayın aksine, bu ay BIST portföyümde yeniden bir gerileme yaşandı. Geçen ay 13,763.76$ seviyesinde olan portföyüm, bu ay yaptığım eklemeyi çıkardığımızda 12,907.69$’a gerileyerek $ bazlı %6.22 oranında bir düşüş kaydetti. Ancak yaptığım ufak eklemelerle birlikte BIST portföyüm ayı 13,048.84$ seviyesinde kapattı. 

Bu ay portföyüme yaptığım eklemelere gelirsek, 3 AKSA, 1 FROTO, 30 EREGL, 1 TOASO, 21 ISDMR, 2 TUPRS, 1 TTRAK, 5 ISMEN, 4 KORDS ve 24 SISE hissesi ekledim. Bunun yanı sıra, bu ay eklediğim yeni Eurobond ile birlikte toplam Eurobond sayım 4’ten 5’e yükseldi. Bu eklemelerle birlikte toplam portföy büyüklüğüm 18048,84 $ seviyesine ulaştı.


Tabloya bakıldığında, BIST tarafına bu ay toplam 5,036.90 TL (141.15 $) tutarında alım gerçekleştirdiğimi söyleyebilirim. Detaylı alım miktarları ve lot sayıları tabloda yer almaktadır.


Bundan sonra hem BIST hem de Eurobond alımlarımı, yukarıda gördüğünüz tablo formatında düzenli olarak paylaşmaya karar verdim. Önceden portföyüm küçük olduğu için bu detayları önemsemiyordum. Ancak, ekleme miktarlarım arttıkça ve portföyüm büyüdükçe daha şeffaf bir şekilde alımlarımı kayıt altına almam gerektiğini düşündüm.

Tabloya baktığınızda, bu ay BIST ve Eurobond alımlarımın toplam değerinin 36,162 TL (1,012 $) seviyesinde olduğunu görebilirsiniz. Uzun bir aradan sonra yeniden 1,000 $ seviyelerine ulaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Önümüzdeki aylarda yapacağım alımlarda bu seviyeyi koruma hedefindeyim.

Kısaca özetlemek gerekirse, yolculuk tüm hızıyla devam ediyor. 2025 sonu 28,000 dolarlık portföy hedefine ulaşmak için her gün küçük ama kararlı adımlarla ilerliyorum. Henüz yolun başındayız; önümüzde daha nice yeni fırsatlar ve aşılması gereken engeller olacak 🚀☺️ Bu süreçte yanımda olduğunuz, deneyimlerimi sizlerle paylaşma fırsatı verdiğiniz için hepinize içtenlikle teşekkür ederim 💙

Sevgi ve başarı dileklerimle, bir sonraki güncellememizde görüşmek üzere!



“Birikim, geleceğin sessiz bekçisidir; lüks ise anın doyumsuz hırsızı.”



Not: Yazdıklarım tamamen kendine nottur. Hiçbir tavsiye içermemektedir...


 

Herkese yeniden merhabalar 👋



2024 yılını geride bırakırken, yatırım yolculuğumda 2,5 yılı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu yıl bazen küçük eklemeler yaptım, bazen de sadece izleyip bekledim. Epiktetos'un 'Mutluluğun anahtarı, kontrol edebildiklerimize odaklanmak ve kontrol edemediklerimizi kabul etmektir.' sözü, bu süreçte bana rehber oldu. Kontrol edebileceğim tasarruflarıma ve yatırım kararlarıma odaklanarak piyasa dalgalanmalarına karşı sakin kalmayı öğrendim. Seneca'nın 'Yavaş ilerliyorum diye üzülme; durduysan asıl o zaman endişelen.' sözleri ise bana, küçük adımların bile ilerlemenin bir parçası olduğunu hatırlattı.


Her neyse daha fazla uzatmadan, gelin birlikte 2024'ü değerlendirelim 😊!



Tabloya göz attığımda, BIST portföyümde önceki aya benzer şekilde dolar bazlı yükselişin devam ettiğini söyleyebilirim. Geçen aya göre yaptığım eklemelerin de etkisiyle portföyümde yaklaşık %6,5’luk bir artış kaydedildi. Bu artışın bir kısmı piyasanın genel performansına dayanırken, kalan kısmı ise portföyüme yaptığım eklemelerden kaynaklandı.

Bu ay portföyüme yaptığım eklemelere gelirsek, 6 AKSA, 7 FROTO, 2 EREGL, 3 ISDMR, 61 TUPRS, 2 TTRAK ve 3 SISE hissesi ekledim. Bu eklemelerle birlikte toplam portföy büyüklüğüm 17.763,76 $ seviyesine ulaştı.




Her bir alımın fiyatını tek tek not etmek oldukça zaman alıcı olabiliyor. Bu yüzden, bu ay içinde eklediğim toplam lot sayısını ve bu lotların ay sonunda ulaştığı toplam değeri sizlerle paylaşmak istedim. Tabloya baktığınızda, bu ay BIST tarafında yaklaşık 17.082 TL (483,66 $) tutarında alım yaptığımı söyleyebilirim.



Yıl içinde aylara göre yaptığım ortalama alım tutarlarına bakacak olursak, tüm alımlarımın ortalaması aylık yaklaşık 14.725 TL (443 $) olarak gerçekleşti. Bunun 10.567 TL (321 $) tutarındaki kısmı BIST, kalan kısmı ise Eurobond yatırımları olarak gerçekleşti.  Aslında hedefim, ek iş ve mesailerle birlikte aylık ortalama 30.000 TL civarında ekleme yapmaktı. Ancak beklenmedik sürpriz masraflar ve taşınma giderlerinin etkisiyle, ortalama alım tutarımda istediğim seviyeleri ne yazık ki yakalayamadığımı söyleyebilirim.



2024 yılında temettü ve Eurobond kupon getirilerinin toplamı yaklaşık 811 $ olarak gerçekleşti. Bunun 666 $’lık kısmı temettülerden elde edilirken, geri kalan kısmı Eurobond kupon gelirlerinden geldi. Karşılaştırmak gerekirse, 2023 yılında bu rakam yalnızca 267 $ seviyelerindeydi. Ayrıca, 2023 yılında tüm pasif gelirlerimin asgari ücret karşılığı yaklaşık 0,16 seviyesindeyken, bu yıl 1,64 seviyelerine yükselmiş olması benim için oldukça motive edici bir gelişme oldu.

Kısacası, 2024 yılında altın %51,63, BIST 100 %31,6 ve dolar ise %19,84’lük bir artış kaydetti. BIST tarafına eklediğim yaklaşık 130 bin TL’nin, yıl sonunda temettülerin de etkisiyle 180 bin TL civarına yükseldiğini görmek beni biraz şaşırttı.  Açıkçası, oldukça kötü geçen ve çoğu zaman düşüşle biten aylardan sonra ciddi zararda olduğumu düşünüyordum. Ancak, böylesi dalgalı bir yılda dahi kazanç sağladığımı görmek beni hem mutlu hem de motive etti diyebilirim. Yine de portföy büyüklüğümün henüz oldukça küçük olması ve hisse oranlarının dengeli bir dağılım sergilememesi nedeniyle sonuçların yanıltıcı olabileceğini düşünüyorum. Sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için henüz erken olduğunu belirtmekte fayda var.

Peki, 2024 yılı hedeflerime ulaşabildim mi? 

Açıkçası, yıl sonu için toplam portföy büyüklüğünde 20.000 $ seviyelerini görmeyi umuyordum. Ancak işler planladığım gibi gitmedi. Aylık ekleme miktarlarında hedeflerime ulaşamadım ve beklenmedik sürpriz masraflar ile taşınma giderleri nedeniyle hedefimin biraz uzağında kaldım. 

2025 Yılı Hedeflerim Neler?  

2025 yılında Eurobond tarafında toplam 10.000 $ nominal büyüklüğe ulaşmayı hedefliyorum. Ayrıca, BIST tarafında ise 18.000 $ seviyelerine çıkmayı planlıyorum. Bu doğrultuda, yıl sonu toplam portföy büyüklüğü hedefim yaklaşık 28.000 $ civarında. Aylık birikim hedefim ise minimum 30.000 TL seviyelerinde olacak. Bu hedeflere ulaşmak için düzenli ve disiplinli bir yatırım stratejisi izlemeyi planlıyorum.

Özetle, 2024 yılı benim için hem inişli çıkışlı hem de öğretici bir yıl oldu. Bu süreçte birçok ders çıkardım ve yatırım yolculuğumun ne kadar sabır, disiplin ve kararlılık gerektirdiğini bir kez daha gördüm. 2025 yılı sonuna kadar 28.000 $'lık portföy hedefine ulaşmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğim. Bu yıl zaman zaman sürpriz masraflar nedeniyle hedeflerimden uzaklaştığım anlar oldu. Ancak küçük ama istikrarlı adımlarla ileriye doğru yol almak, bana her şeye rağmen ilerleyebileceğimi gösterdi. Çünkü 65 yaşını bekleyerek emekliliği hayal etmeye ve kapitalist sistemin bir parçası olarak hayatımı sürdürmeye hiç niyetim yok. Hedefim, finansal özgürlüğe bir an önce ulaşarak hayatımın kontrolünü tamamen elime almak. 

Bu yolculuğu sizlerle birlikte yaşamak ve deneyimlerimi paylaşmak benim için gerçekten büyük bir mutluluk kaynağı. Destekleriniz, yorumlarınız ve tavsiyeleriniz sayesinde motivasyonumu koruyarak yoluma devam ediyorum. 2025’in hepimiz için daha bereketli, bol kazançlı ve güzel fırsatlarla dolu bir yıl olmasını diliyorum. 🙏✨


Sevgi ve başarı dileklerimle, bir sonraki güncellememizde tekrar görüşmek üzere!


“Birikim, geleceğin sessiz bekçisidir; lüks ise anın doyumsuz hırsızı.”


Not: Yazdıklarım tamamen kendine nottur. Hiçbir tavsiye içermemektedir...